6’lı masa İmamoğlu’na destek için Saraçhane’de bir araya geldi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. İmamoğlu hakkında verilen hapis ve siyasi yasak kararının ardından bugün İBB Başkanlık Binası’nın bulunduğu Saraçhane’de, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Saadet Partisi Genel Başkan Vekili Sabri Tekir bir araya geldi. CHP’li 10 büyükşehir belediye başkanı da alanda yer aldı. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sağlık sorunu nedeniyle buluşmaya katılmadı.

KILIÇDAROĞLU: MİLLETİN İRADESİNE BUGÜN DARBE VURULMUŞTUR

11 madde halinde düşüncelerini paylaşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Mevlana der ki, adalet, kutup yıldızı gibidir. Yerinde sabit durur ve kainat onun etrafında döner. Bugün bizi buraya getiren yaşadığımız adaletsizliktir. Ama hepinizin huzurunda söz veriyorum. Adalet ya gelecek ya gelecek. Adaleti dağıtacak kişi hukukun üstünlüğü ve vicdani kanaatine göre karar vermek zorundadır. Bu yapılmadığı takdirde adaletsizlik olur. Adaleti dağıtacak kişi kralın sofrasına, sultanın sofrasına, sarayın sofrasına asla oturmayacak. Sofraya oturan alimin verdiği fetva yanlıştır ve doğru olmaz. Milli irade 1921 ve 24 anayasalarının birinci maddesi şudur. Hakimiyet milletindir. Yeni anayasada ve meclisin duvarında yazılı olan Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir. Milletin iradesine bugün darbe vurulmuştur. 16 milyon İstanbullunun iradesine bir yargıç aracılığıyla darbe vurulmuştur. Biz milli iradeyi yeniden inşa edeceğiz” dedi.

KILIÇDAROĞLU: 6’LI MASA OLARAK ADALET KONUSUNDA KARARLIYIZ

Kılıçdaroğlu, “Bugün yaşadığımız Türkiye’de adalet artık temel bir Türkiye sorununa dönüşmüştür. Sokakta, herhangi bir vatandaşa sorun bu ülkede adalet var mıdır diye. Emin olun büyük kısmı bu ülkede adalet yoktur diyecek. Bizler 6’lı masa olarak adalet konusunda kararlıyız ve adaleti bu ülkeye mutlaka getireceğiz. Bugün Türkiye’de hiç kimse kendisini güvende hissetmiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlüğün hukuku var. Dayısı olana kimse ses çıkarmıyor ama bir genç twit attığı zaman göz altına alınıyor. Bu manzarayı bitireceğiz. Yargıyı itibarsızlaştıranlar var. Ağacın kurdu kendi içindedir asla unutmayın. Uyuşturucu baronlarına ses çıkarmazlar. Çetelerle yan yana gezerler. Bu tabloyu da değiştireceğiz. Adalet ağacının içindeki kurtları temizleyeceğiz. Adaletin ağacı görkemli ve sağlıklı olacak” ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU: VERİLEN KARAR BİZ BİR MİLİMLİK GERİ ADIM ATTIRMAYACAKTIR

Kılıçdaroğlu, “Zulüm var. Öteden beri bu ülkede zulüm var. Milletvekillerimiz tutuklandı, gazeteciler tutuklandı. Bu tablo zulmün arttığı bir tablodur bu da yakında zeval bulacaklar demektir. Onları göndereceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen karar asla kabul edilemez. Toplumun vicdanı kanamaktadır. Ekrem Başkan hakkında verilen karar bize bir milimlik dahi geri adım attırmayacaktır. Biz başkanın arkasında duracağız. Bizim yeşil alanları beton ormanlarına dönüştürme hevesimiz yok. Her belediye başkanımız halka hizmet eder. Halka hizmet Hakk’a hizmettir. Hiç kimse hiçbir güç Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul’a hizmet etmekten alıkoyamaz. Göndereceğiz. Adaletsizliği kural haline getirenleri göndereceğiz. Milli iradeye darbe yapanları göndereceğiz. Hiç endişe etmeyin. 6’lı masa kararlı. Bu ülkeye huzuru ve bereketi, adaleti getireceğiz. Hiç kimse unutmasın. Umutsuzluğa kapılmasın. Bu bir 100 metre koşusu değil maratondur ve maratonun sonuna geldik. 6 ay sonra maraton bitecek. Yeni bir Türkiye’yi göreceksiniz. Kucaklaşan bir Türkiye, bereketli bir Türkiye göreceksiniz. Asla başınızı öne eğmeyin. Önümüzde 6 ay kaldı. Geliyoruz. Siz de haykırın, iktidar, iktidar… İktidar olmak için geliyoruz” diye konuştu.

AKŞENER: HİÇBİR HAKSIZLIK SONSUZA KADAR SÜRMEZ

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise, konuşmasına İmamoğlu’nun boynundaki atkının hikayesini anlatarak başladı.

Akşener, “Dualar eden, bu haksızlığı lanetleyen gencecik kızımızın atkısı. Ekrem Başkan onu emanet gibi saklayacaktır. Kalbimiz, beynimiz, her şeyimiz gençler. Bugün burada büyük haksızlığın iadesi için toplandık. 100 yıl önce olduğu gibi bugün de egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyenler burada. 100 yıl önce verilen kararın, ilkenin iradenin temsilcileri, kadınlar, erkekler, gençler yaşlılar burada. İstanbul’dan egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diye haykıranların sesini duymayanların, onların saraylara kapandığı anda milletin sesini duymadığı anda, biz Saraçhane’deyiz. Bir tiyatroya bir haksızlığa, kara cübbelerini saranlara buradan seslenen İstanbullular, saray sizinse Saraçhane bizimdir diyorsunuz. Zulüm sizinse, sandık bizimdir diyorsunuz. Gençler diyor ki; yaşasın hürriyet, kahrolsun istibdat. Size, bize terörist deseler de haksız yere Ekrem kardeşimi yargılasalar da, bu irade, bu ses, bu yürek, bu iyilik bu demokrasi aşkı sandıkta verilecek cezanın ortaya koyduğu irade gösteriyor ki artık 16 milyon İstanbullunun dışında 85 milyon Türkiye’nin senin yanında olduğunu görüyoruz. Hiçbir haksızlık, sonsuza kadar sürmez. Hele aziz milletimizde hiç sürmez. Geldikleri gibi giderler. Geldikleri gibi gittiler, geldikleri gibi sizin iradenizle gidecekler. Demokrasi bizimdir, sandık bizimdir. Bu irade elbette ki bizimdir” diye konuştu.

BABACAN: HEPİMİZ ÇOK ÖFKELİYİZ, OLANLARI KABUL ETMİYORUM

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, “Hepimiz çok öfkeliyiz. Olanları kabul etmiyorum. Bu haksızlığı bu hukuksuzluğu reddediyorum. Birkaç ay evvel Canan Hanım’a yapılan hukuksuzluğu reddediyorum. Demirtaş’a yapılan hukuksuzluğu reddediyorum. İktidarın seçimi kaybettiği belediyelere atadığı kayyumlarla rövanş almasını reddediyorum. Onun için buradayım. İsyanımızı, tüm İstanbul, tüm Türkiye duysun diye buradayım. Nedir bu çektiğimiz? Devlet gücünü eline geçiren başlıyor aşağıdaki ezmeye. Sayılı gün çabuk geçer. Biz bu ülkede yaşanan nöbetleşe zorbalığa karşıyız. Adalet olsun istiyoruz. Bu millet zulmedenlere gereken cevabı çok yakında verecektir. Biz herkes için adalet demek için buradayız. Şu andaki iktidar 3Y ile mücadele edeceğim diyerek geldi. Yolsuzlukla, yasaklarla ve yoksullarla mücadele. 3Y tekrar bu milletin başına çöktü. Yıllar sonra kendi iddiasını mücadelesini unutan, aynısını başkasına yaşatan zihniyetle karşı karşıyayız. Son defa aday olayım diyordu ya daha bırakmayacağım diyor, yetmiyor. Halkın yanındayız, hakkın yanındayız” ifadelerini kullandı.

UYSAL: BU KARARIN MİLLETİN VİCDANINDA KARŞILIĞI YOKTUR

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ise, “Bir tarihi günde buradayız. Türk milletinin tarihi yürüyüşünde bir önemli kilometre taşının bulunduğu noktadayız. Bir büyük üzüntü içerisindeyim. Milletim için üzüntü içerisindeyim. Bu büyük devlet için üzüntü içerisindeyim. Gençlerimiz adına üzüntü içerisindeyim. Bir büyük mücadeleyi burada başlatıyoruz. Hep beraber yeter söz milletin diye haykırıyoruz. 2019 Türk demokrasisi için büyük kırılmanın yaşandığı tarihtir. İstanbul’da milletin iradesiyle belediye başkanı seçilen İmamoğlu’nun yetkisinin alındığı tarihtir. Milletimiz, milli iradenin set çekilmez, duvarlar örülmez. Milletin gücü, azmi, kararlılığı her daim önüne örülmüş o duvarları yıkıp atmıştır. Türk demokrasisi işte bunun tarihidir. Bugün de bu bitmeyen kin ve garezin, İstanbul’da millete yaslanarak iktidar olanların zaman içerisinde devletin tahakküm eden gücüyle beraber milletin iradesinin üzerine hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir iradesinin üzerine kayıt da koymak için, şart da koymak için dün Ekrem İmamoğlu’na İstanbul’un şehreminine bu cezayı verdiler. Bilsinler ki, bu kararın nokta kadar milletin vicdanında bir karşılığı yoktur” diye konuştu.

DAVUTOĞLU: MESELEMİZ İSTANBUL SEÇMENİNİN İRADESİNİ KORUMAK

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da, “Bugün bu meydandayız. Meselemiz sadece İmamoğlu’nun hak ettiği makamı korumak değil, İstanbul seçmeninin iradesini korumak, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik değerlerini korumaktır. Dün yargı bir kez daha siyasallaştı ama bizim meselemiz siyaset üstü meseledir. Hepimiz aynı gür sesle insan onuru diyoruz. Demokratik hukuk devleti diyoruz. Bu meydan, bu bina tarihi sahnelere şahit oldu. 28 Şubat şartlarında Sayın Erdoğan’a benzer mahkumiyet kararı verilmişti. Ben de o zaman buradaydım. Tarih 15 Temmuz 2016, bu binayı savunmak üzere nice yiğitler Saraçhane’de demokrasiyi savunmak için şehit oldular. 21 Nisan 1998’de Büyükşehir belediye binasında hangi değeri savunduysam, 15 Temmuz 2016 akşamı televizyon ekranlarında hangi değerleri savunduysam, yine aynı değerler için buradayım ve burada olacağım. Burada güç sahiplerine sesleniyorum. Sahip olduğunuz mutlak güç sizi aldatmasın. Geçmişte nice mutlak güç sahipleri aldandılar. Dün aldığınız kararla mesajınız nasıl iki kez seçilmesine engel olduğunuz İstanbul Büyükşehir Belediye başkanının bir kez daha mahkumiyet üzerinden makamından alabiliyorsak, 2023 seçimlerine ipotek koyarız diyorsanız, bizi korkutmak istiyorsanız korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız. Tehditlerinize boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Sakın ha bize tarafsız ve bağımsız mahkeme karar verdi demeyin. İnanmayız. Alacağınız karar Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek. Dün Türk yargısı için kara bir gündü. Baskı altına alınırlarsa bilsinler ki o yargı mensuplarının arkasında 6 siyasi parti olarak dimdik duracağız. Siyasi talimata teslim olmasınlar. Bu seçim sonunda kimse kaybetmeyecek. Önümüzdeki bu ay içinde ilk toplantımızda ortak politika metnimizi açıklayacağız” ifadelerini kullandı.

TEKİR: HERKES İÇİN ADALET DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Saadet Partisi Genel Başkan Vekili Sabri Tekir de, genel başkanlarının burada olmayı arzu ettiğini, takvime bağlı sağlık sorunu nedeniyle burada bulunamadığını belirtti. Tekir, “Ekrem İmamoğlu hakkında bir karar verilmiş bulunmaktadır. Verilen bu kararı kamu vicdanı asla hukuki olarak kabul etmemiştir. Bu verilen karar kamu vicdanında siyasi bir karar olarak algılanmıştır. Tıpkı yıllar önce yine aynı yerde aynı makamda olan kişi için okuduğu şiir nedeniyle verilen bir kararı algıladığı gibi. Herkesin bildiği gerçek vardır. Tarihin çeşitli dönemlerinde defalarca tecrübe edilen bir gerçektir bu. Dünden bu güne, adalet mekanizmasını kişisel ve siyasi hesaplarla bu mekanizmaya müdahale edenler zaman içerisinde kaybetmişlerdir. Buna müdahil olanlar yine kaybedecektir. Tarihin akışı böyledir. Bu milletin geleceği için hukukun sınırları içerisinde kalmaya kararlıyız. Biz her zaman adaletin yanında yer alacak herkes için adalet demeye devam edeceğiz. Onlar kutuplaşma dedikçe biz kucaklaşmayı hedefleyeceğiz” dedi.

İMAMOĞLU: 6’LI MASANIN EN ÇALIŞKAN NEFERİ OLACAĞIM

Liderlerden önce konuşan İmamoğlu ise, “Atatürk, Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyor. Türkiye bugün işte böyle bir yol ayrımındadır. Milletin egemenliğini kayıtsız şartsız kabul edenlerle, milli iradeye alerjisi olanlar arasında bir yol ayrımındayız. Toplumda en yüksek hürriyet, eşitlik ve adaletin sağlanıp korunmasını istiyorsanız, başka hiçbir yolunuz yok. Milli egemenliği kayıtsız şartsız kabul edenlerin yanında duracaksınız. 85 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşımız eşit ölçüde sevgi ve saygı besleyenlerin yanında durmak istiyorsa, adres burası 6’lı masa. İşte onun için ben her zaman söylüyorum ki 6’lı Masa’nın en çalışkan neferi olacağım. Söz veriyorum. Türkiye’nin buna çok ihtiyacı var. Ben ortak aklın iradesine inanıyorum. Onlardan ve onların dikte ettirdiği yok hükmündeki kararlardan korkmuyorum. Benim sığınacak hakimlerim, savcılarım, mahkemelerim yok. Benim arkamda bu büyük millet var. Bu milletin birliğini inşa etmeye karar vermiş, bu masanın vatansever liderleri ve onların kurduğu büyük Türkiye İttifakı var” dedi.

Konuşmaların ardından liderler birlikte kürsüye çıkarak toplananları selamladı.